Reklam: High Technic
hightechnic
Reklam [Left] – 160×600
Reklam [Right] – 160×600

Gülən Şəbəkəsinin Azərbaycandakı fəaliyyətləri Türk Mediasının gündəmində…

Reklam: High Technic

122Türkiyənin nüfuzlu və bir neçə xarici dildə yayımlanan Timetürk Xəbər Portalı baş redaktorumuz, araşdırmaçı yazar Aqil Ələsgərin müsahibəsini yayımlayıb. Ötən həftənin əvvəlində götürülən müsahibənin Türkiyə Prezidenti Rəcəb Tayyıb Ərdoğanın səfərindən bir gün öncə yayımlanması maraqlıdır.  Yazını təqdim edirik:

Paralel yapının Azerbaycan ayağı ile ilgili şok detaylar

Gülen Yapılanması Avrupa ve Amerika`da daha çok “nüfuz ajanı” gibi tabir edilen grupları kullanıyorsa, artık Azerbaycan`da “nüfuz ajanları” ile beraber kendine bağlı müritleri kullanmaktalar. Fethullah Gülen için Azerbaycan’ın önemi çok büyüktür. Burası Cemaat’in yurtdışı açılımları noktasında tam bir ilkler ülkesi.
TIMETURK / FURKAN AZERİ

Araştırmacı yazar Agil Alesger Azerbaycan`da Cemaat aleyhine yazı kaleme alan ilk gazetecilerden biridir. 2006 yılından günümüze bu konuda araştırma yazıları yazan Agil Alesger Cemaati’n Azerbaycan yapılanması ile ilgili şok detaylar açıkladı.

Fethullah Gülen yapılanması Azerbaycan’a ne zaman geldi, nasıl yapılandı ve nasıl çalışmaktadır?

Fethullah Gülen Cemaati`nin Azerbaycan’a geliş tarihi 1990 yıllarına rast gelmektedir. Mehmet Ali Şengül, Nurettin Veren gibi isimler Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetlerine giderek, ilkokulları açmaya başladılar. Tabii ki, o zaman bunların Paralel Yapı, İhanet Şebekesi olduklarına dair bilgiler yoktu. Herkes bunları Türklük sevdalısı, vatansever biliyordu. Hem de ellerinde dönemin cumhurbaşkanlarının, başbakanlarının referansları vardı.

Bir cumhurbaşkanı kardeş Cumhurbaşkanı’nın referansına bakar. Bu sebepten Gülen taraftarları kısa zamanda Azerbaycan’da güçlendi, büyük bir yapıya çevrildiler. Okul kurma adı ile gelip, büyük holding sahipleri oldular. Bu gün Gülen diyor ki: ‘’Azerbaycan`ı Sovyetler işgâl ederken ben insanları oraya gönderdim.’’ Burada da büyük bir çarpıtma var. Çünkü Gülen`in adamları Azerbaycan’ı Sovyetlerden kurtarmaya gelmedi. Tam aksine Azerbaycan 70 senelik Rus esaretinden kurtulduğu zaman tabiri caizse yağmurdan kurtulup, doluya tutuldu.
Gülen Azerbaycan için Türkiye’den gelen vatanseverleri kendi benimsemesin. Evet, o zaman savaş vardı ve yüzlerle Türk ve Afgan kardeşlerimiz Karabağ’da Azerbaycan özgürlüğü için savaştılar. Ama bu adamlar içinde Gülenin adamları yoktu. Türk milliyetçileri Karabağ için savaştılar Fethullah Gülen Şebekesi yeni bağımsızlığını kazanmış Azerbaycan’da büyük yapının temellerini atıyordu. Geldiğimiz noktada Gülen Cemaatinin yurtdışındaki en büyük yapısını Azerbaycan’da kurdukları aşikârdır. Hatta Türkiye`de yapamadıklarını Azerbaycan’da yapacak kadar güçlüler.

Örnek verebilir misiniz?

Mesela, Gülen Yapılanması Avrupa ve Amerika`da daha çok “nüfuz ajanı” gibi tabir edilen grupları kullanıyorsa, artık Azerbaycan`da “nüfuz ajanları” ile beraber kendine bağlı müritleri kullanmaktalar. Fethullah Gülen için Azerbaycan’ın önemi çok büyüktür. Burası Cemaat’in yurtdışı açılımları noktasında tam bir ilkler ülkesi. Mesela yurtdışındaki ilk üniversiteye hazırlık kursları konumundaki Aras kursları ilk kez Bakü’de faaliyete başlamış. Bakü Türk Lisesi de ilklerden. Cemaatin yurtdışında açılan ilk üniversitesi de 1993’te kurulan Bakü Kafkas Üniversitesi. Azerbaycan’daki ilk resmî kayıtlı yabancı şirket ise Zaman Gazetesi. Bugün Azerbaycan`a iftira atan paralel yapının yayın organı olan bu gazetenin ilk yurtdışı büroları da Nahcivan ve Bakü’de açılmış. Onun için Gülen kolay bir şekilde buradan gitmek istemiyor. Esas hedef ise 2015 Azerbaycan Parlamento seçimlerinde 125 milletvekili koltuğundan en az üçte birine sahip olmak, 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerine güçlü gitmektir. Bunun için Gülen tüm hücrelerine “uyuyun” talimatı verilmiş. Çünkü bu defa Ceyhun Osmanlı, Ganira Paşayeva ve Rabiyat Aslanova ile yetinmek istemiyorlar. Daha çok yeni simaları parlamentoya üye yapmak peşindeler. Bunun için çalışmalar çok gizli bir şekilde yürütülüyor.
– Siz Gülen örgütünün SOCAR ve diğer devlet kurumlarında en üst kurumlara kadar sızdığını yazdınız. Askeriye, yargı ve emniyette de varlar mı?

Ben bu konuyu gündeme 2007 yılında getirdiğimde Cemaat Azerbaycan’daki “nüfuz ajanları” vasıtasıyla beni etkisiz hala getirmeye çalışıyordu. Ama gelinen noktada Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının en önemli bürokratlarından Elnur Aslanov ve dini işler bakanı Elşad İskenderov bizzat Cemaat ile ilişkileri sebebi ile devlet görevinden uzaklaştırıldılar. Ben sizin soruya gelmeden önce bir konuya dikkat çekmek istiyorum. SOCAR sıradan bir devlet kurumu veya şirket değil. SOCAR Azerbaycan`ın bel kemiğidir. Azerbaycan ekonomisinin büyük bir bölümünü petrol oluşturuyor. Bu sebepten de SOCAR`ın Paralel Yapı ile hem Azerbaycan`da, hem Türkiye`de, hem de ABD ve İngiltere`de ortak hareket etmesi devlet için büyük tehlike arz ediyor. Paralel Yapı`nın SOCAR`dakı esas adamı kurumun ikinci adamı ve İnsan Kaynakları ve medyadan sorumlu (Medya dedikte Azerbaycan ve Türkiye`deki TV ve dergiler aittir) başkan yardımcısı Halik Mammadovdur. Halik Mammadovun oğlu Kenan Mammadov ise SOCAR`ın Türkiye temsilcisi ve Türkiye’deki Azerbaycanlı İş Adamları Derneği başkanıdır. Yani, Türkiye`deki Azerbaycan`ın milyar dolarlık projeleri Paralel Yapı`nın kontrolünden geçiyor. Bu genç 1987 doğumludur ve neft (bu ne) sektöründen uzak bir adamdır. Böyle bir önemli göreve getirilmek için hangi özelliklerine önem verilmiş? SOCAR`a bu soru sorulmalıdır. Nedeni basittir. Halik Mammadov SOCAR ve Cemaat arasında işleri organize eden, Cemaat mezunlarını SOCAR içine yerleştiren şahıstır. Hatta Cemaat nezdinde itibarı Halik Mammadov`un nüfuzu SOCAR başkanından çok-çok yüksektir. Sanki SOCAR başkanı Rövnek Abdullayev değil, budur. Ayrıca SOCAR`ın bünyesinde olan “Azersu” Devlet Biriminin başında olan Korkmaz Hüseynov`un vasıtasıyla Azerbaycan`ın tüm su ile ilgili işlerini Paralel Yapı şirketlerine veriyor.

Akıl almaz paralar söz konusu. Bu para ile bin tane çatı adayı çıkarıp, batan banka kurtarırsın. Nitekim Bank Asya`nın ilk sıkıntılı döneminde Cemaat Azerbaycan’dan yüklü miktarda paralar çıkararak, Hükümet’e karşı direniş sergilemişti.

Cemaat`ın diger devlet kurumlarında yapılanmasına gelince, maalesef böyle bir durum var. Mesela, hala devletin en önemli kurumlarından olan Cumhurbaşkanı ‘nın yanında Strateji Araştırmalar Merkezi`nin başkanı Ferhad Mammadov Cemaat`ın Azerbaycan’daki genç imamları Elnur Aslanov ve Ceyhun Osmanlı`nın en yakın arkadaşıdır. Orduya gelince, geçen yılın sonlarında Fethullah Gülen`in kendi ses kaydı yayıldı. O ses kaydında Azerbaycan`ın savunma Bakanı’nını tebrik etti, ilişkileri iyi tutma talimatı veriyordu. Özellikle, polis ve yargı her zaman onların dikkat merkezinde olmuştur. Türkiye’de olduğu gibi burada da devlet içinde sessiz yapılanma devam ediyor. Önü kesilmiş gibi görünse de, deşifre olunan insanları ekarte edip, yeni isimlerle yola devam ediyorlar. Mesela, Elnur Aslanov deşifre olur olmaz Azerbaycan Parlamentosunun yayın organı olan “Azerbaycan” gazetesinin editörlerinden İhtiyar Hüseyinli Azerbaycan`ın Gençlik Kolu İmamı tayin edildi. Ihtiyar Hüseyinli tüm devlet kurumlarına kolay bir şekilde ulaşabilen bir konuma sahiptir. Onun vasıtasıyla birçok önemli devlet kurumuna kendi elemanlarını yerleştirmekteler. Ve yapılanma o kadar büyümüş ki, bazen Sayın Aliyev`e bile kafa tutuyorlar. Mesela Aliyev Elnur Aslanovu görevden aldığında Cemaat bu haberin resmi gazeteler ve televizyonlarda yayımlanmasını önlediler.

Siz hiç gördünüz mü Resmi Gazete Cumhurbaşkanı’nın kararını yayınlamasın. Bu Azerbaycan`da yaşandı.

Bugün Azerbaycan Gençler Fondu icracı başkanı Ferhad Hacıyev, Milli Şura başkanı Şahin Seyidzade, SAM başkanı Ferhad Mammadov ve yardımcısı Rövşen İbrahimov, Gencler ve Spor Bakan yardımcısı İntikam Babayev, Gencler ve Spor Bakanlığı`nın Gencler Bölümü başkanı Fuad Babayev, Vergiler Bakanlığının önemli isimlerinden Şaig Halilov, Azerbaycan`ın önemli STK`larından ASAİF, İreli, İDEA gibi kuruluşların yönetiminde olan bir sıra insanlar bu Yapı’nın Azerbaycan kanadında yer alıyorlar.
– Türkiye’de Tayyip Erdoğan’a karşı gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin benzeri Azerbaycan’da da gerçekleştirilmek istendi mi? Okullardan mezun olan öğrencilerin hükümete karşı isyana teşvik için nasıl çalışmalar yapıldı
Azerbaycan`da gerçekleştirilen darbe girişimlerinden öncesine denk geliyor.  11 Mart 2011`de Azerbaycan`da gençlik darbesini gerçekleştirmek isteyenler Cemaat Okulları mezunları idi. Özellikle sosyal medyayı kullanarak, Azerbaycan iktidarına karşı “Büyük Taarruz” sayfası kuran ve yüz binden fazla insanın katıldığı Event`in kurucularının üçte ikisi Cemaat’in “Çağ Öğretim” okulları mezunları idi.

Bu kampanya okullar kapatıldıktan sonra da devam etti. Mesela, Cemaat ‘in Azerbaycan’da medya imamı olarak bilinen Hüseyin Dinlemez`in sponsorluğu ile Bakü`de açılan “Özsüt” restoranı`nın sahibi, ayrıca Cemaati’n gözde gençlerinden Sabir Niftalıyev kendi Facebook sayfasından yazıyor: “Iktidar da, muhalefet de bu planlı işin ne ile sonuçlanacağını biliyor. Muhalefet biliyor ki, onların kaç seneden beri yapamadığını (yani iktidara gelemediğini) Hizmet gençleri yapacak. Korktuğunuz başınıza gelecek”. Daha sonra okulları kapattığı için devlete karşı ağır suçlamalarda bulunan bu genç “siz bize bir şey yapamazsınız” diye meydan okuyor. O, bu gücü nereden alıyor? Bu gençler Hüseyin Dinlemez vasıtasıyla kendilerine güç kaynağı sağlıyorlar.
– Enerji ve petrol şirketi SOCAR kullanılarak finans sağlandı mı?
Maalesef gizlenmeye çalışılsa da, Halik Mammadov ve herkesten sır gibi sakladığı oğlu Kenan Mammadov SOCAR`ı kullanarak, Cemaat`a büyük fırsatlar tanıyorlar. Mesela, okullar bizzat Cumhurbaşkanı’nın iradesi ile kapansa da, okulların ofis kiraları, hocaların maaşı hala Halik Mammadov ve oğlu Kenan Mammadov tarafından karşılanıyor. Kapanan okul binası boşalmaz mı? Bunlar direniyorlar. Hala “okullarTekrar açılacak” diyorlar. Neden? Kimden güç alıyorlar? Tabii ki, burada en önemli görevi üstlenen Halik Mammadovdur.

 Sosyal medya üzerinden işadamları ve meşhur kişilere operasyon yapıldı mı? Nasıl baskılar uygulandı?

Ben bu konuya girmeden bir meselenin altını çizmek istiyorum.
Bugün dikkat ederseniz, Azerbaycan basınında ciddi bir Erdoğan karşıtlığı var. Bu öyle milliyetçilik ve ulusalcılıkla alakalı değil. Bu Gülen Cemaati’nin kurduğu bir tezgahtır. Erdoğan`ın tüm işleri çarpıtılarak Azerbaycan medyasına servis ediliyor. Aynı şekilde Azerbaycan devleti`ne meydan okumalar genelde sosyal medya üzerinden yapılıyor. Okullar kapandığı gün Facebook üzerinden

Azerbaycan’a baskı yapan okul yönetimi sonradan geri çekilmek durumunda kaldı. Cemaat Okulları’nın yöneticilerinden Mesut Kurnaz “Halk ayaklanıyordu, devleti biz kurtardık” diye hava atıyor. Devlete meydan okuyan kimlerdi? Devlet`e okulları açtırmak için bir günde
10 bine yakın isim nasıl bir araya geldi? Okullar kapandığı halde
Azerbaycan’dan gitmemek için direnen Mesud Kurnaz’dan başkası değil. Evet, Halik Mammadov ve Nazim Akbarov isimli Cemaat`ın Azerbaycanlı yöneticilerinden destek alan Mesud Kurnaz cocuklarını Başka okullara yerleştirmek isteyenleri ihanetle suçluyor. TUSİAB gibi Cemaat şirketleri birliğinin de desteğini de alan Mesut Kurnaz “biz istersek, halk ayaklanır” diyor. Bugün Enver Özeren`den sonra Gülen`in Azerbaycan’daki en önemli ismi olan Mesut Kurnaz`ın ülkeden gitmesini istemeyenlerin başında ise SOCAR`ın ikinci şahsı Halik Mammadov geliyor.

 Okulların yeniden açılması için hangi ülkeler lobi faaliyeti yürütüyor?
 Okulların açılması için devlet içinde lobi faaliyeti yürüten dediğim gibi SOCAR`ın etkili ismi Halik Mammadovdur. Ülke bazında meseleye bakarsak, bu konuda ABD ve İngiltere meraklı görünüyor. Mesela,
Parası ABD tarafından ödenen “Azadlık” radyosu Cemaat okullarını öven ve Azerbaycan eğitimini yerden yere vuran kaç tane program yayınlamış, Cemaat`a yakın isimleri ön plana çıkararak, onların sözüyle Cemaat propagandası yapmışlar. Azerbaycan muhalif medyası da, bu konuda Cemaat`a açık destek veriyor. Çok gizli bir ittifak söz konusudur. Azerbaycan’ın muhalif gazetelerine bir bakın Fethullah Gülen`in övüldüğü bu gazetelerde Tayyip Erdoğan aleyhine yazılanlar hiç Zaman gazetesinde yoktur.
Siz yazılarınızda Erdoğan`ı destekleyenlerin Azerbaycan`da baskı gördüğünü yazmıştınız bu konuyu açar mısınız?
Maalesef en büyük baskı Azerbaycan’daki Erdoğan`ı destekleyen iş Adamlarına karşı yapıldı. Gezi Parkı olaylarından sonra Erdoğan`a destek mitingine giden Aral Grup`un başkanı, eski cemaatçi Ahmet Çetin`in projelerini SOCAR, yani Halik Mammadov iptal etti. Cemaat`a bağlı TUSİAB isimli şirketleri bir arada tutan kurum da üyeleri içinde Cemaat`a karşı tutumunu değiştirenleri bulup, sıradan çıkarıyor. Erdoğan`a karşı olmayan, hatta Türkiye Cumhurbaşkanı’na karşı tarafsızlık sergileyenler bile cezalandırılıyor. Özellikle yıllar Boyu Cemaat`a milyonlarla dolar himmet yardımı yapmış insanlar
Beddua konusundan sonra desteklerini çektikleri için ağır bir şekilde cezalandırılıyorlar. Bundan dolayıdır ki Azerbaycan`da 10 ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İhsanoğlu Erdoğan’dan çok oy Aldı. Sadece bu detay Cemaat ‘in Azerbaycan’daki Türk iş adamları arasında nasıl bir gücü olduğunu gösteriyor.

https://twitter.com/furkan_azeri

 

 

http://www.timeturk.com/m/haber.asp?id=890652

www.yenicag.az

1398